7. ULUSLARARASI SAĞLIKTA PERFORMANS VE KALİTE KONGRESİ

7. ULUSLARARASI SAĞLIKTA PERFORMANS VE KALİTE KONGRESİ

SAĞLIK BAKANLIĞI MÜSTEŞARI PROF. DR. EYÜP GÜMÜŞ:
“Türkiye gelecekte sağlıkta parlayan yıldız olacak bunu görüyoruz”
Yeni dönemde sağlıkta şiddete dur diyoruz, sağlık hizmetlerinde dönüşüme devam diyoruz, kaliteye inadına devam diyoruz
“Hastalar gibi çalışanların da memnun olduğu bir sistemi kurgulamaya çalışıyoruz”
“Acil servislerin yeniden modernizasyonunu, valeden başlayarak, hastaların bilgilendirilmesine, acildeki personel sayılarının artırılmasına yönelik çalışmalar var. Özellikle de 500’den fazla hastası olan acil servisleri izliyoruz”
ANTALYA - Sağlık Bakanlığı Müsteşarı Prof. Dr. Eyüp Gümüş, sağlıkta 1 milyona yakın bir ordu haline geldiklerini, bu ordunun hem bu ülkeye, hem de diğer ülkelere yeteceğini belirterek, “Artık bizim sağlık hizmetlerimizi yönlendirebilir misiniz diyen ülkeler var. Türkiye gelecekte sağlıkta parlayan yıldız olacak, bunu görüyoruz” dedi.
Sağlık Bakanlığı tarafından geleneksel olarak düzenlenen “Uluslararası Sağlıkta Performans ve Kalite Kongreleri”nin yedincisi Antalya’da başladı.
Müsteşar Prof. Dr. Eyüp Gümüş, kongrenin açılışında, ülkemizin sağlık hizmetleri yolunda 2003 yılında başladığı özgün çalışmasına devam ettiğini kaydetti.
Sağlığın süreklilik arz eden bir alan olduğunu ifade eden Gümüş, 2003’lerde yüzde 39’larda olan vatandaş memnuniyetinin bugün yüzde 75.5’lara çıkmasının önemine işaret etti.
Eyüp Gümüş artık sağlıkta ikinci döneme girdiklerini, 2018-2023 sürecini projelendirdiklerini bildirerek, şunları söyledi:
“Bunu Kalkınma Bakanlığı’na gönderdik. Artık yeni hedefleri birlikte gerçekleştireceğiz. Nicelikten niteliğe gidişi birlikte başaracağız. Bir zamanlar hastanelerdeki uzun kuyruklar, çileli bekleyişler, hastaların hekimlere ulaşamaması artık geride kalıyor. Yeni hastanelerle beraber fiziki mekanları tamamlayan bir Türkiye var. Bu yıl Kayseri, Eskişehir, Elazığ başta olmak üzere yeni şehir hastanelerini açacağız. Manisa ardından geliyor ve 40 bin yataklı 32 şehir hastanemizi tamamlayacağız. En büyükleri Ankara Bilkent, o da yavaş yavaş hazır olmaya başladı. Artık nitelikli yatakları hayata geçiriyoruz. Yeni personel daha güzel nitelikli mekanlarda çalışacaklar.”
 
-DİĞER ÜLKELER BİZDEN HİZMET İSTİYOR-
 
Eyüp Gümüş yeni dönemde, yeni açılımlar da kazandıklarını, bir taraftan sağlık hizmeti sunan hastaneler, diğer taraftan koruyucu aile hekimliği ile ortak işbirliği sağlayarak bir kısmı mahalle bazında, sahada, hem sağlıklı insanları, hastaları yönlendirecek; diğer tarafta modern hastanelerle bütünleşen bir sağlık hizmetine gidildiğini anlatarak, “Türkiye gelecekte sağlıkta parlayan yıldız olacak bunu görüyoruz. Bunu hep birlikte başaracağız. İlaçta kendine yeter ürünleri, aşısını yani kullandıklarını üreten bir Türkiye, önce kendi ülkemize bölgemize ve tüm dünyaya hizmet verecek. 1 milyona yakın bir orduyuz. Bu ordu hem bu ülkeye yetecek, hem de diğer ülkelere. Artık bizim sağlık hizmetlerimizi yönlendirebilir misiniz diyen ülkeler var” diye konuştu.
 
-İL BAZINDA YÖNETİM TEKE İNİYOR-
 
Eyüp Gümüş, diğer alanlara göre sağlık sektörünün doğrudan insanı ilgilendirdiğini ve kalitenin bu nedenle çok daha önemli olduğuna işaret ederek, şöyle devam etti:
“Sorunlu alanlar başaramadığımız alanlar da var, bunları yeniden masaya yatırıyoruz. Acil servislerin yeniden modernizasyonunu, valeden başlayarak, hastaların bilgilendirilmesine, acildeki personel sayılarının artırılmasına yönelik çalışmalar var. Özellikle de 500’den fazla hastası olan acil servisleri izliyoruz. Aynı şekilde poliklinik hizmetleri; hastaneler sabah kalabalık oluyor. Bunun günboyu randevu sistemi ile giderilmesi gerekiyor. Yeni mekanları, hekim sayısını artırıyoruz. Özellikli hizmetler planlıyoruz. 2. fazda, sorunların üzerine gideceğiz. Bunu başaracağız. İl bazında yönetimi il sağlık müdürü bazında teke indiriyoruz, böylelikle karışıklığa son vereceğiz.”
Gümüş, 2018’den itibaren esas temalarının kalite olacağını kaydederek, “Son 15 yılda Dünya Sağlık Örgütü, OECD, ISQua ile yakın işbirliği yapıyoruz. Kamu ve özel ait 1500’e yakın hastane, 400’e yakın diyaliz merkezi, ağız ve diş sağlığı merkezleri gibi  2500’e yakın sağlık kuruluşu hasta memnuniyetini önceliğine alan sağlıkta kalite standartlarına uyum bakımından sürekli değerlendiriliyor. Sahadaki tecrübe çok önemli, sizden gelen önerileri değerlendireceğiz” dedi.
-SINAV-
 
Gümüş, tüm sağlık personelinin her an oyuna girecekmiş gibi kendini yenilenmesi, bilgilerini tazelemesi gerektiğini belirterek, “Her türlü sorunla boğuşmamız kendimizi update etmemiz gerekiyor. Belirli aralıklarla sınavlar gerçekleşecek. Bunları sınav olarak görmememiz gerekiyor. Bütün personelimizin hizmet içi eğitimle kendilerini yenilemelerini, ödüllendirmelerini sağlayacağız” diye konuştu.
 
-SAĞLIĞA YENİ PERSONELLER-
Müsteşar Gümüş, 2018 yılında 27 bin sağlık personeli alacaklarını, yaklaşık 55 bin kişinin ordularına katılacağını bildirdi. Gümüş, “Ocak sonuna doğru yeni hemşirelerimizi sorun yaşayan hastanelerimize göndereceğiz. Hızlı şekilde özellikle hemşirelik yükünü azaltacağız” şeklinde konuştu.
Sağlık sektörünün özel bir alan, gönül işi olduğunu anlatan Gümüş, “Bu gönülden gelen sıradışı bir iş. Bir süre önce ambulans şoförü sırtına alıyor hastasını ve eve götürüyor, bunu izledik. Bunun gibi onbinlerce kahramanımız var. Kahraman bir tane değil, çok sayıda kahramanlarımız var. Hastalar gibi çalışanların da memnun olduğu bir sistemi kurgulamaya çalışıyoruz. Yeni dönemde sağlıkta şiddete dur diyoruz, sağlık hizmetlerinde dönüşüme devam diyoruz, kaliteye inadına devam diyoruz.
Bakanlık Müsteşar Yardımcısı Elif Güler Kazancı da, 2003’ten beri sağlıkta dönüşüm noktasında en önemli unsurun sağlıkta kalite olduğunu, hasta ve çalışan güvenliği, kalitenin yenilikçi bakışın anahtarı haline geldiğini dile getirdi.
“BEKLENTİ AŞILMAZSA YÜZDE 75 MEMNUNİYET SINIRINI GEÇEMİYORUZ”
Sağlık Hizmetleri Genel Müdürü Alper Cihan ise, kongrede “Sağlıkta Dönüşümün 2. Fazında Klinik Kalite ve İnovatif Yaklaşımlar” konusunu ana tema yaptıklarını belirterek, “2003’ten bu yana sağlıkta dönüşümün ilk aşamasında Türkiye’nin gösterdiği hızlı başarı, tüm dünyaya güzel bir örnek oldu. Şimdi gördük ki ikinci faza ihtiyaç duyuyoruz. Klasik yaklaşımlar yerine inovatif yaklaşımlara ihtiyaç duyulduğunu, kavramların değiştiğini gördük. Klasik kalite anlamı artık dünyada değişti. 1. vaadin gerçekleşmesi, 2. aşama beklentinin karşılanması 3. beklentinin aşılması. Beklenti aşılmazsa yüzde 75 memnuniyet sınırını geçemiyoruz. Bu nedenle hepinizden geleceğe yönelik inovatif yaklaşımlar bekliyoruz” dedi.
DSÖ Türkiye Temsicisi Dr. Pavel Ursu da zamanlı, güvenli ve etkili tedavinin sunulmasının tüm hastaların hakkı olduğunu dile getirerek, “Bu noktada, hastalıklar ve teknolojik inovasyon sebebiyle sağlık hizmetleri geçtiğimiz yıllarda büyük bir değişim göstermiştir. Hastaların sürece ilişkin talepleri de çeşitlenmiş ve beklentiler artmıştır. Türkiye kaliteli sağlık hizmetlerine erişim imkanını sunmasıyla bu alanda çok önemli başarılar kaydetti” dedi.
ISQua Temsilcisi Mike Durkin da yapılan çalışmalar nedeniyle sağlık yöneticilerine teşekkür etti.
“Sağlıkta Dönüşümün 2. Fazında Klinik Kalite ve İnovatif Yaklaşımlar” ana temasıyla gerçekleşen, sağlıkta kalitenin rolü, Türkiye sağlık sisteminde inovasyona yönelik bakış açısının geliştirilmesi, hasta ve çalışan güvenliği ile Türkiye Sağlıkta Kalite Sistemi’nin geleceğinin ele alındığı kongreye yurt genelinden yaklaşık 2.500 bilim insanı ve sağlık yöneticisi katılıyor.