TÜRKİYE EKONOMİSİNİN “CAN SİMİDİ” GAYRİMENKUL

TÜRKİYE EKONOMİSİNİN “CAN SİMİDİ” GAYRİMENKUL

Geçen yıl birbiri ardına sarsıntılar geçiren Türkiye'de çok sayıda önlem paketini devreye sokan ekonomi yönetiminin, bu yıl da devam edeceği tahmin edilen sıkıntılı dönemlerde 'can simidinin' gayrimenkul sektörü olacağı belirtiliyor.

Onursal Gayrimenkul Geliştirme AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Onur Öngün, sürdürülebilir gelişme kaydeden dünya ekonomi liginde hızla üst sıralara tırmanan Türkiye'nin bu gidişatının önünü kesmek için hem içeriden hem de dışarıdan ciddi saldırılara uğradığını kaydetti.

Yurt içi ve dışı çok sayıda büyük firmaya danışmanlık yaparken, özellikle geçen yıl ülke üzerinde oynanan oyunların, özel sektör bandında sıkça sorun olduğunu ifade eden Öngün, şunları söyledi:

“Oyunlara bu yıl da devam edilecek. Hatta belki de daha üst perdeden oyunlar sürecekler. Geçen yıl ekonominin sarsılmaması için Gayrimenkul ve Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Derneği (GYODER)'den gelen destekle, Emlak Konut GYO'nun hayata geçirdiği “TÜFE'li Satış Kampanyası” uzun vadeli ve düşük faizli konut seferberliğine adım atıldı. Kampanyayla 56 bin konut, 3 bin 200 ofis hedeflendi.  Bu kampanya ekonominin dinamizmi adına anlamlıydı. Daha yakın tarihlere bakıldığında; çek, senet, kredi kartı veya bireysel kredilerin ödenmemesi nedeniyle bankaların kara listesinde bulunan milyonlarca kişiye sicil affı geldi. Vergi affı ve SGK prim borcu affı ile devlet ve vatandaşın “barışması” olarak da yorumlanan kamu alacaklarının yeniden yapılandırılması düzenlemesi hayata geçirildi. Sonrasında, en az 1 milyon dolarlık gayrimenkul satın alan yabancı yatırımcıya da kolaylık sağlandı. Yani aslında hükümet elindeki kozların büyük kısmını tüketti. Bu yıl ülkenin düzlüğe çıkması için kamu ve özel sektörün elbirliği ile hareket etmesi gerekiyor. Bunda da en önemli faktör inşaat gayrimenkul sektörü. Kısa vadede sektöre getirilecek yeni kolaylıklar piyasaların canlı kalmasını sağlar.”

-2017'nin en büyük kozu “gayrimenkul”

Öngün, en kısa sürede konut satışlarında faizlerin düşürülmesi ve vadelerin arttırılması gerektiğini,  belediyelerin arsa üretiminin önündeki engelleri kaldırması, yatay yapılaşmanın hızlandırılması, yabancılara sağlanan avantajların daha da artırılması, özellikle Ortadoğu ve Rusya ile Türk cumhuriyetlerine ekstra avantajlar sağlanması gerektiğini belirterek; “İnşaat sektörü, Türkiye ekonomisinin lokomotifidir. Bu lokomotifin çok iyi kullanılması gerekiyor. Unutmamalı ki; yıllar kendiliğinden iyi veya kötü olmaz. Yılları iyi ya da kötü yapmak yöneticilerin, işadamlarının, işçilerin, üreticilerin ve tüketicilerin elinde” dedi.